5 Nisan 2016 Salı

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.

Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.


28 Şubat 2016 Pazar

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.

2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.

3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.

4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.

5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.

Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)

P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.  
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.


24 Ocak 2016 Pazar

püf noktalarıyla; Arnavut Cigeri


Mutlu pazarlar!

Biz kadınların en büyük sıkıntılarından biridir; akşama ne yemek yapacağım ??? Bugün size naçizane bir önerim var :) Geçenlerde bir yemek sitesinden aldığım arnavut ciğeri tarifini yaptım ve çok güzel oldu. Sizlerle de, püf noktalarıyla birlikte, paylaşayım dedim :) 



Malzemeler:,

  • 500 gram taze dana ciğeri (kasapta zarını aldırın veya arnavut ciğerlik hazırlatın )
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tatlı kırmızı biber
  • Yarım su bardağı sıvı yağ
Salatası için:

  • 1 kırmızı soğan
  • Yarım demet maydanoz
  • 1-2 tatlı kaşığı sumak
  • 1 tatlı kaşığı tuz
Küp patatesi için

  • 2 büyük patates
Kızartmak için:

  • Sıvı yağ
Hazırlanışı:

Ciğerinizi küp küp kesin. Ciğeri kesinlikle yıkamayın. Bir süzgece alın ve süzülmesini sağlayın. Ciğer süzülürken salatasını ve patatesini hazırlayın. Patatesleri küp küp doğrayın ve kızartın. Kızaran patatesleri havlu kağıt üstüne alın. Salatası için, soğanları piyazlık doğrayın. Maydanozları kıyın. Sumağını ve tuzunu ekleyin ve karıştırın. 1 çay bardağı un ile tuzu karıştırın. İçine ciğerleri koyup her tarafının una bulanmasını sağlayın. Tencereye sıvı yağ koyun. Fazla ısınmasına müsaade etmeden ciğerleri koyun ve her tarafının yağa bulanmasını sağlayın. Diğer bir püf noktamız da ciğeri kızgın yağa koymamalıyız. 5- 8 dakika devamlı karıştırarak kavurun. Ocaktan almadan hemen önce kırmızı tatlı biberini ekleyin ve karıştırıp ocaktan alın. Ciğeri patatesi ve salatasını servis tabağında birleştirip servis edin. 




Afiyet olsun, görüşmek üzere 

19 Ocak 2016 Salı

sıradan, keyifli bir pazar günü


Herkese merhaba!

Pazar günlerini,küçükken hiç sevmezdim. Çünkü herkes ailesiyle gezmeye giderdi, oyun oynamak için hiçbir arkadaşım evde olmazdı ve hep evde içim sıkılırdı. Biz gidemezdik çünkü babam ve annem çok yoğun çalışırdı. Bu yüzden pazar günlerinin hep yarası vardır bende. 

Belki de bundandır, pazar kahvaltıları benim için çok farklıdır. Tüm aile bir aradadır ve ilişkiler, en az masadaki menemen kadar sıcaktır :) Artık pazar kahvaltıları bana ait olduğundan dolayı, ayrı bir özen göstermeye başladım. Tamam henüz bu konuda acemiyim ama elimden geleni yapıyorum :) Hem masa düzeni, hem de masadaki çeşitler olsun, dikkat etmeye çalışıyorum :)

Evet sıradan; herkesinki gibi bir pazar günü ama evlenince her şey gibi, bakış açısı da değişiyor insanın. Evlenmeden önce de hayat tarzım çok farklı değildi. Ancak evlendikten sonra duygular değişiyor hisler başkalaşıyor. Her zaman yaptığım şeyler daha farklı hissettiriyor. Özellikle de insanın sevdiği her daim yanında olunca böyle oluyor sanırım :)




Pazar kahvaltımız 


Canımız sıkılınca, kendimizi dışarıya attık. Bu da 1-2 saatlik bir gezintimizden :)

Herkese mutlu haftalar, hoşçakalın 



10 Ocak 2016 Pazar

Sebeb-i Zevce

Herkese merhaba!

Bir süre ortalıktan kaybolduktan sonra, buraları nasıl özlediğimi anlatamam..Ama çok çok hayırlı bir iş dolayısıyla yoktum burada.. Gelelim sebebine, ben evlendimmmm!! :)





11 Ekim'de düğünüm vardı. Sonrasında da; tatil, evlilik hayatına alışma, işe alışma derken bunca zaman hiç uğrayamadım bloguma :( Ama şunu çok iyi anladım ki, sevdiğiniz insanla evlenmek, hayatın en güzel şeyi :) İstanbul'dan ayrıldım, yepyeni bir hayata başladım, başka bir şehre (Adapazarı) yerleştim, her şey çok farklı ama bunlara alışmak hiç de zor olmuyor. Çünkü ben en büyük hayalime kavuştum çok şükür, gerisi önemli değil :)

Evimi ve yaşantımı sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. En kısa zamanda bunları içeren bir postla karşınızdayım. Şimdi temizlik yapmalıyım da :):):)


En kısa zamanda görüşmek üzere, hoşçakalın 

3 Eylül 2015 Perşembe

PANTENE ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ’NE GERİ SAYIM HEYECANI BAŞLADI!

Televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği Altın Kelebek Ödülleri, bu kez Pantene sponsorluğunda organize ediliyor. 42.’si düzenlenecek olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri, bu yıl da sanat camiasının önemli isimlerini bir araya getirecek. Kırmızı Halı’dan sahneye kadarki süreçte sürprizlerin yaşanacağı, yıldızlar geçidine dönüşecek olan tören, birçok yeniliğe ve ilklere de ev sahipliği yapacak.

Yıldızı Parlayanlar onlar oldu
Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde bu yıl yeni bir kategori daha var: “Pantene Yıldızı Parlayanlar”. Senelerdir saç bakımına getirdiği yeniliklerle Türkiye’de ve dünyada öne çıkan Pantene, bu özel gece için ise Türkiye’nin yıldızı parlayan genç isimlerine eşlik ediyor olacak. 42 yıllık Altın Kelebek tarihinde bu yıl ilk kez verilecek “Pantene Yıldızı Parlayanlar” ödülünün sahipleri Hande Erçel, Bensu Soral ve Nilay Deniz oldu.

Gecenin yıldızı sen ol, Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster! 
42. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde televizyon ve müzik dünyasının en iyileri senin vereceğin oylarla parlayacak! www.pantenealtinkelebekodulleri.com’a gir ve sen de en sevdiğin sanatçılara oyunu ver. Ayrıca “benim de saçlarım güçlü ve sağlıklı görünüyor” diyorsan, “Gecenin Yıldızı Ol” kısmına başvur. Kişisel bilgilerini gir ve fotoğrafını yükle. Pantene Altın Kelebek Özel Jürisi’nin seçimleriyle bu büyülü gecede benzersiz deneyimler yaşayacak 15 şanslı kişiden biri de sen ol! Üstelik kendini bir yıldız gibi hissedeceğin gecede, sahne arkasında yıldızların heyecanına tanık olma ve en sevdiğin sanatçıya sahnede ödülünü verme şansı yakala. Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster! 

Bu heyecanı kaçırma!
Vuslat Doğan Sabancı, Hürriyet, Kanal D ve Pantene’in ev sahipliği yapacağı Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni, 4 Ekim Pazar akşamı Kanal D’den canlı olarak yayınlanacak. 

www.pantenealtinkelebekodulleri.com
#pantenealtınkelebek

Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni’nin tanıtım filmi  ve kamera arkası görüntüleri için tıkla. 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.


5 Temmuz 2015 Pazar

eşi benzeri olmayan diziler

Merhabalar!

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar dilerim. Allah bu ramazanı yaşamayı nasip etsin hepimize ve bir sonrakine erdirsin bizleri inşallah :)
Ramazan ayında iftardan sahura kadar uyumayıp, zaman geçirmeye çalışan arkadaşlar ellerini kaldırabilir mi :) Ben de ramazanda bu taktiği uyguluyorum zira uyursam sahura kalkamıyorum :) Bu nedenle bu zamanı da kitap okuyarak ya da yabancı dizilerle geçirmeye çalışıyorum :) Genelde bildiğiniz diziler olabilir söyleyeceklerim ancak ben eşi benzerini bulamıyorum onların :/ Eğer ki bulabilmiş olanlarınız varsa lütfen bana da söyleyin :(

Mesela Fringe bu listenin başında gelir benim için.. Yıllardır buna benzer bir dizi arıyorum ancak bulamadım :(


"Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar... Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı'na iniş yapar... Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott (Valley), ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein'ı Walter Bishop'a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter'ı (Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles'ın (Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir..."

______________________________________________________________________________________________________________


Bir diğeri de The Mentalist. İnanılmaz bağımlılık yapan bir dizi. Bittiği için yıkıldım resmen :(



"The Mentalist; İnsanların düşüncelerini giyimlerinden ve hareketlerinden süzebilme yeteneğine sahip olan Patrick Jane (Simon Baker), televizyondaki zihin okuma şovlarına devam ederken, bir gün eve geldiğinde, kendisine Red John lakabını takan bir seri katil tarafından öldürülen karısı ve kızının cansız bedeniyle karşılaşır ve o günden sonra bütün hayatı değişir... Kaliforniya Araştırma Büro'sunda (CBI), Lisbon'ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI'a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John'dan intikamını alabilmektir. Fakat Red John'ın da onun için planları vardır..."

________________________________________________________________________________________________________________

Lie to Me, benim için çok büyük bir hayal kırıklığı. Yani çok güzel giden bir dizinin, 3.sezonda bir anda bitmesi insanı üzüyor tabi. Sezon finali bile yok bu dizinin. The Mentalist ile bazı benzerlikleri var ancak yine de tavsiye ederim :) Şahsen bu diziden insanlara dair çok şey öğrendim :)


"Sıradan bir insan 10 dakikalık bir konuşmada 3 yalan söyler! Lost, Shark ve 24 dizilerinin yapımcılarından Davranış Bilimcisi Paul Ekman'ın hayatından esinlenen ve başrolünde Pulp Fiction, Rezervoir Dogs gibi en iyi Tarantino filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu Tim Roth'un oynadığı drama. İnsanların yüzlerinden, vücut duruşlarından, ses tonlarından ve konuşma şekillerinden doğru mu yoksa yalan mı söylediklerini analiz ederek FBI başta olmak üzere, polise, hukuk firmalarına, özel şirketlere, askeri birimlere en zor vakaları çözmede yardımcı olan Dr.Lightman ve ekibini konu alıyor."

____________________________________________________________________________________________________

Tabi ki de The Vampire Diaries. İlk başlarda harika ilerlerken son sezonlarda biraz bozan dizilerden. Ama olsun yine de severek izleniyor :) Bu dizide en çok hoşuma giden şey; yazılan günlükler :)


"The Vampire Diaries ; Ailelerini dört ay önce bir trafik kazasında kaybetmiş olan 17 yaşındaki Elena ve 15 yaşındaki kardeşi Jeremy, yaşadıkları acı sonrası hayatlarına devam etmeye çalışmaktadırlar. Elena çevresinde her zaman güzelliği ve başarılı bir öğrenci olmasıyla ön planda olmuştur. Yaşadığı acıyı dış dünyadan saklama çabasındadır. İki vampir kardeşten Stefan ve Damon'ın kasabaya gelmesiyle, Elena'yla Stefan hemen birbirlerine karşı ilgi duymaya başlarlar. Dizi bu hikayeden yola çıkarak, ufak bir kasabadaki iki vampir kardeşin Elena isimli genç kıza karşı duydukları tutku yüzünden birbirleriyle mücadele içerisinde olmalarını konu alıyor. Vampirlerden daha iyi huylu olarak tanımlayabileceğimizin adı Stefan, daha sert ve karanlık görünümlü olan ve insan kanı içme konusunda herhangi bir vicdan azabı duymayansa Damon. Bu iki vampirin birbirleriyle mücadelesi sırasında yalnızca Elena değil, genç kızın ailesi ve kasabanın diğer sakinleri de tehlike altında olacak."

_______________________________________________________________________________________________________________

The Originals. The Vampire Diaries da bazı bölümlerde başlayıp, ayrı bir dizi olarak devam eden bir hikaye. Çok fantastik ve sıkmayan bir dizi, tavsiye ederim :)


"The Originals ; Orijinal vampir ailesi, binlerce yıl önce sonsuza dek bir arada kalacaklarına dair birbirlerine söz vermiştir. Fakat zamanla, çeşitli trajik olaylar ve güç savaşı gibi nedenlerle aralarındaki güçlü bağ kopmuştur. Kurt adam-vampir melezi, köken vampirlerden Klaus Mikaelson, doğaüstü olayların kaynaşma noktası New Orleans'ta kendisine karşı bir güç oluşturulduğuna dair gizemli bir mesaj alır ve zamanında ailesinin de kurulmasına yardım ettiği, Fransız mahallesi Quarter'a gider. Klaus'un kafasındaki sorular, onu New Orleans'ta insanlarının ve her türlü doğaüstü varlığın üzerinde kontrolü olan, şehrin önceki şeytani koruyucusu, eski çırağı ve dostu Marcel'e götürür. Klaus'un kardeşi Elijah ise Klaus'a yardım edip onu geri döndürmeye ikna etmeye karar verir ve onun peşinden gider. Daha sonra ortaya çıkar ki kurt-kız Hayley de aile geçmişiyle ilgili bazı ipuçları aramak için buraya gelmiş ve Sophie adındaki güçlü bir cadının eline düşmüştür. Marcel'in Klaus'u kışkırtmasıyla ve sadık yandaşlarına emir verip mutlak gücüyle hükmetmesiyle tansiyon iyice yükselir. Kız kardeşleri Rebakah, Mystic Falls'ta onlara katılmak için beklerken Klaus ile Elijah, New Orleans'ın bir kez daha Kökenler tarafından yönetilmesi için cadılarla kolay olmayacak bir anlaşma yapmanın peşine düşerler."

______________________________________________________________________________________________________________

Da Vincis Demons. Yeni başlayan bir dizi. Ama yabancı dizi tarihinde, Türkleri bu kadar vurgulayan ve önemseyen, Osmanlı Devleti'ni saygı duyarak aktaran tek dizi diyebilirim. Ben şiddetle tavsiye ederim, mutlaka izleyin :)


"Da Vincis Demons yapımcılığını Batman ve Blade serilerinden tanıdığımız David S. Goyer'ın üstlendiği dizide Tom Riley ve Laura Haddock başrollerde yer alıyor. Leonardo Da Vinci'nin sır gibi saklanan gençliğinin konu alındığı dizide insanüstü zekaya sahip genç bir adam ile karşılaşıyoruz. 25 yaşında geleceği şekillendirmeye ve özgür kılmaya çalışan Leonardo; tarihi yalnızca gerçekleri örtbas etmek için kullananlara karşı, silah olarak sadece zekasını kullandığı bir savaş başlatıyor. Tek başına mücadele verdiği bu savaşta aklını yitirmenin sınırlarına yaklaşırken gerçek ve yalan, geçmiş ve gelecek gibi olgular arasındaki çelişkileri çözmeye uğraşıyor."

_______________________________________________________________________________________________________________

Son olarak da House M.D. Bu dizideki Dr.House karakteri tam anlamıyla mükemmel bir adam :) İzlerken eğlendiren ve aniden de hüzünlendiren bir dizi. Bir kere bitirseniz bile dönüp en baştan izleyebileceğiniz bir dizi.


"Huysuz, ukala, çekilmez, asosyal, saplantılı ve aynı zamanda dahi bir doktor, teşhis konulması zor hastalıklar ve bu konuda eğitilmek için özenle seçilmiş genç doktorlar... Televizyon dünyasının Nobel Ödülü olarak tanımlanan Humanitas Prize ödülüne, Altın Küre ve Emmy'e layık görülen House M.D. tüm zamanların en iyi hastane dizilerinden biri."

Benim listem bu şekilde. Ancak bu listeyi uzatabilirim :) Eğer tavsiyeleriniz varsa, seve seve, buyurun yorum bölümü sizin :)



Tekrar görüşmek üzere, hoşçakalın