6 Kasım 2014 Perşembe

Bulgaria Photo Diary

Herkese merhaba!

Yenemediğim bir faranjitle uğraşmaktan yorgun bir şekilde yazıyorum bu postu :( Abartısız bir aydır hastayım. Bir de havalar böyle dengesiz olduğundan, biraz iyileşiyorum sonra tekrar hasta oluyorum. Zaten değişen sesim artık bana yapıştı, yeni sesim bu :) İnsanlar kendi sesimi hatırlamaz oldu o derece :) Aman dikkat edin kendinize dostlar, bir kez yakaladı mı bırakmıyor bu meret :/

Neyse güzel şeylerden bahsedelim biraz :) Mesela; Bulgaristan'a gittiğimde, çektiğim fotoğraflardan :) İtiraf ediyorum, bazıları can sıkıntısından çekildi. Yani pasaport işlemleri koşturmasında çekilen fotoğraf sayısı oldukça fazla :) Bunlardan bazılarını paylaşayım istedim sizlerle :)



Bulgaristan'da hep kahve içildiğinden, fotoğraflarda sürekli kahve görmeniz çok normal :) Sabah uyanır uyanmaz içilir, öğlen yemekten sonra içilir, akşamüstü içilir bir de yatmadan içilir. Bu bahsettiğim normal düzey. Bir de bunun günde 6-7 kere içileni var :) Eee hal böyle olunca benim kahvekolik olmama şaşmamak gerek, genlerimde var ne yapayım :)
Aşağıdaki bu fotoğraf, yine beklemekten canım çıkarken çekildi :)





Bu fotoğraf, benim dünyaya gözlerimi açtığım hastane :) Kendisine bakar bakar o günleri hatırlarım :P :)))



 Yine bir kahve molası :)


Bu ve alttaki bir kaç fotoğraf, merakımdan gidip araştırdığım bir köy okulunun bahçesi. Köy okulu dediğime bakmayın, buradaki kolejlerin fiziksel özelliklerine sahip :) Bununla ilgili bir post yakında sizlerle..








Bu fotoğraftaki kırmızı-beyaz ip, bir gelenek. Kendisine 'marteniçka' derler. Bulgaristan'daki insanlar Mart'ın 1'nde bir dilek tutarak bileklerine bağlıyorlar. Aynı zamanda marteniçka, baharın gelişini simgeler. Eğer ki Mart ayı boyunca leylek görürlerse, dilekleri gerçekleşecek sayılır ve çıkartıp bir ağaca bağlarlar :) Evet bence de batıl bir inanç ama gelenek olmuş işte :) Bu karede de gerçekleşeceğine inanılan bir dilek bulunmakta :)


Son olarak da, pasaport işlerimizi halletmemizin şerefine içilen kahve fotoğrafı var :) "Ohh çok şükür" cümleleri eşliğinde tabi :)



Sonraki postta görüşmek üzere, sevgiler 


8 yorum:

  1. Fotoğraflar çok hoş. Geçen ay ben de Sofia'daydım. Şu kahve konusuna değinmeden Bulgaristan anlatılmaz evet. Netekim, kahve kültürü bizdekinden farklı. Normal kahve diyosun, kahve fincanının yarısı dolu çok sert kahve geliyo, yanında da süt, istemişsen tabi. Ya da mesela bi yerde arkadaşlar duble iste, öbürü sert olur dediydi. İstedik. Gele gele bizim türk kahvesi fincanı içinde neskafe gibi bişey geldi sulu sulu. Biz öyle kalakaldık. Kesmedi de meret accıcık olmasından mütevellit. :) Vesselam biz öğrenemeden döndük kardeş... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) evet biraz farklı bir kahve kültürü var :D Normal kahvenin aslında daha normal olması lazım, o kadar sert değil :D Ben genelde uzun yani duble kahve söylerim o da hiç iflahımı kesmez, 1 saat sonra yeniden kahve içerim :D Hele bir de makine kahvesi var, şu para atılan makinelerden, denk geldiniz mi bilmiyorum ama :)) Duble alıyorsunuz, plastik bardağın yarısı kadar bile olmuyor :) Normal alıyorsunuz, plastik bardağın dibinde sadece kahve görüyorsunuz :)) İyisi mi, dev bardakta evde yapıp içmek, başka türlü kesmiyor :))
      Sevgiler..

      Sil
  2. Fotoğraflar harika:-)

    Geçmiş olsun bu arada..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler beğenmenize sevindim :)
      Havalara dikkat etmek gerek, sağolun :)
      Sevgiler..

      Sil
  3. amazing photos dear!! must have been such a beautiful journey!! your blog is great!! im your newest follower!! hope you can visit mine and follow me too! kisses!

    www.fashionizein.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Welcome to my blog :) I'm very happy for the great review!! I also visited you and I follow :)) Kisses to you..

      Sil
  4. Fotoğraflara bayıldım.
    İnceleyip okumak istedim yazdıklarını ve bendeki ilk hissiyatı duyarsan sevineceğini düşündüm, ondan yazdım. İşte böööyleeee :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) Tam da tahmin ettiğin gibi çok sevindim; ilk hissiyatını duyduğuma :) İyiki de yazdın :)
      Sevgiler..

      Sil